ÖNALIM HAKKINA DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİLİ- FİİLİ TAKSİM

T.C
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

2022/4070 E. , 2022/4971 K.

“İçtihat Metni”
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … vd.
DAVALILAR : … vd.

Taraflar arasındaki önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 30/11/2021 gün ve 2021/905 Esas, 2021/3331 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların maliki olduğu dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazda davalılara satılan hisselerin, önalım hakları nedeniyle davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek fiili taksim ve bedelde muvazaa nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarihli 2015/15072 Esas ve 2017/5600 Karar sayılı ilamıyla “…davalı … ve davalı … vekili, fiili taksim savunmasında bulunduğu halde mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığından uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak, bu konuda tarafların göstereceği tanıklar dinlenerek ve keşfi izlemeye olanak sağlayacak bilirkişi raporu düzenlettirilerek eylemli bölüşümün bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması” gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “Dava konusu taşınmaz üzerinde hisse devrinden evvel dava dışı …ile davacılar …, …, … bakımından eylemli bölüşüm olduğu gerekçesiyle bir kısım davalı yönünden davanın reddine, yargılama sırasında hissesini devreden bir kısım davalı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 30.11.2021 tarihli 2021/905 Esas 2021/3331 Karar sayılı ilamı ile “..mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, bozmadan sonra dava konusu önalıma konu payların bulunduğu taşınmaz başında keşif yapıldığı ancak satış tarihinde dava konusu taşınmazda davacılar ve özellikle davalılara dava konusu hisseleri devreden satıcıların taşınmazda kullandıkları yerler olup olmadığı açıkça belirlenmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle yerinde keşif yapılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 259/2.maddesi gereğince tarafların tanıkları taşınmaz başında dinlenerek tüm taraf delilleri toplanıp, taşınmazın hangi kısmının kim tarafından ve ne zamandan beri kullanıldığı, özellikle zeminde davacıların ve davalılara pay satan satıcıların kullandığı yer olup olmadığı hususu üzerinde durularak çelişkili beyanlar varsa giderilerek ve tanıklarca gösterilecek yerler fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek krokide denetime elverişli şekilde işaretlenmek suretiyle eylemli paylaşım olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, davacılar ve satıcılara pay satan …yönünden fiili taksim olduğu şeklindeki yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamı üzerine bir kısım davalılar vekili, bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazda davacılar ile dava dışı …arasından fiili taksimin sabit olduğu, hissedar …payını satana kadar bu şekilde kullanılageldiği, hükmün onanması gerekirken bozulduğu gerekçesiyle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Somut olaya gelince; davacılar vekilinin talebi, dava dışı …tarafından davalılara satılan 1/4 hissesinin iptali istemine ilişkin olup davalıların bir kısmı …’dan bir kısmı da …’ın hisselerini devrettiği kayıt maliklerinden hisse devralarak 2 parsel sayılı taşınmazda hissedar olmuştur. Hükme esas 26.10.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, dava dışı … ile davacıların 1/4’er hissedar olduğu 2 parsel sayılı taşınmazın 01.09.2011 tarihli ve 20.06.2013 tarihli uydu görüntülerinde dört paya bölündüğü belirtilmiş, rapora ekli krokide davacıların ve …’ın kullanımındaki yerler ayrı ayrı gösterilmiştir. Keşifte alınan tanık beyanlarının da raporu desteklediği anlaşıldığından fiili taksim nedeniyle davanın reddine dair verilen hükmün onanması gerekirken maddi hata sonucu bozulduğu, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 30.11.2021 tarihli 2021/905 Esas 2021/3331 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin kabulüyle, Dairemizin 30.11.2021 tarihli 2021/905 Esas 2021/3331 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükmün ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 07.09.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Dairemizin 30/11/2021 tarih 2021/905 Esas 2021/3331 Karar sayılı, karar düzeltme talebine konu kararında “(…) Somut olayda; davalı … ve davalı … vekili fiili taksim savunmasında bulunmuş, ancak mahkemece, bu hususta yeterli inceleme, araştırma yapılmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazda uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak ve bu konuda tarafların gösterdiği tanıklar dinlenerek ve keşfi izlemeye olanak sağlayacak bilirkişi raporu düzenlettirilerek eylemli bölüşümün bulunup bulunmadığını saptadıktan sonra, tüm delillerle birlikte hüküm vermek olmalıdır. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir…” şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararında, hükmün eksik araştırma ile verildiği belirtilmiştir. Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen, ön alım davasına konu taşınmazın paydaşlar arasında eylemli olarak paylaşılıp kullanılıyor olması durumunda ön alım hakkının kullanılmasının TMK’nun 2. Maddesine aykırı olacağı dairemizin kökleşmiş içtihadıdır ve dairemizin bozma kararında bu içtihattan dönülmesi de söz konusu değildir. Bozma kararımızda, paydaşlar arasında eylemli paylaşımın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bozma kararımız usule ve kökleşmiş içtihatlarımıza aykırı değildir. Bu nedenle, bozma gerekçesine göre davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile, sayın çoğunluğun kabul yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.

Sosyal Medyada Paylaş

Leave a Comment