DAVANIN GERİ ALINMASI- BOZMA KARARINA UYULMASI- İLK KARARDA HÜKÜM ALTINA ALINAN VEKALET ÜCRETİ ALACAĞINDAN FAZLASINININ USULİ KAZANILMIŞ HAK İLKESİ GEREĞİNCE HÜKÜM ALTINA ALINAYACAĞI

YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ

Esas : 2015/487
Karar : 2017/3815 Tarih : 3.07.2017

HMK 123. Madde

Davanın Geri Alınması

Dava, el atmanın önlenmesi, ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Davacı maliki olduğu 4539 ada 1 parseldeki 5 nolu dubleks meskeni, davalının 2005 yılı Ağustos ayında eşya koyarak haksız yere işgal ettiğini, ihtarlarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, tahliyeye ve tahliye edilene kadar 12 ay için toplam 24.000.-TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında elatmanın önlenmesi ve tahliyeye yönelik taleplerini atiye terkettiğini bildirmiştir.

Davalı, çekişme konusu yeri harici satış sözleşmesi ile aldığını ve bedelini ödediğini, ancak davacının haksız yere sözleşmenin feshi yoluna gittiğini, davacı aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2006/238 Esas sayılı dosyasından tapu iptal tescil davası açtığını, bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğinin belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece Davanın reddine dair verilen karar Dairece; “ Somut olayda, elatmanın önlenmesi ve tahliye davası yönünden davacının atiye terk beyanına karşı davalı taraf herhangi bir beyanda bulunmuş değildir. O halde, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 123. maddesi hükmünün gereği yerine getirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek sonuca gidilmiş olması doğru değildir. “ gerekçesiyle bozulmuş,

mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm istekler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince karar verilmiş olması nedeniyle davacının diğer temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.

Ancak mahkemece verilen 28.03.2013 tarihli ilk kararda davalı yararına 11.890, 00 TL vekalet ücretine hükmedildiği ve verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmeyip davacının temyizi üzerine Dairece bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı lehine hükmedilen 11.890, 00 TL vekalet ücretinin davacı yönünden kazanılmış hak oluşturduğu, bundan daha fazlaya hükmedilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken son kararda bu ücretin üzerinde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.

Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının hüküm kısmının vekalet ücreti ile ilgili 5.bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ye göre hesap edilen 11.890, 00-TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve kararın bu hali ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu`nun 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.07. 2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Sosyal Medyada Paylaş

Leave a Comment