UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇU

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇU

Uyuşturucu madde ticareti suçları (TCK m. 188), Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır yaptırımlara sahip suç gruplarından biridir.

Bu tür dosyalarda yapılan küçük bir hata, failin “kullanıcı” yerine “satıcı” olarak değerlendirilmesine ve cezasının 2 yıldan 10-15 yıla çıkmasına neden olabilir.

İşte bu dosyalarda karşılaşılan en kritik hatalar ve dikkat edilmesi gereken stratejik noktalar:

1. “Kullanım” ve “Ticaret” Ayırımındaki Delil Hataları: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bir maddenin ticaret amacıyla mı yoksa kişisel kullanım amacıyla mı bulundurulduğunu belirleyen kriterler vardır.

En büyük hatalar bu sınırda yapılır:

Miktar Sınırının Yanlış Yorumlanması: Sadece miktarın az olması tek başına “kullanıcı” olduğunuzu kanıtlamaz. Ancak miktarın yıllık kullanım sınırının (Yargıtay uygulamalarına göre genellikle eroin/kokainde farklı, esrarda farklı limitler) çok üzerinde olması doğrudan ticaret karinesidir.

Ele Geçirilme Biçimi: Maddenin tek bir paket yerine, satışa hazır fişekler (küçük paketler) halinde bulunması, hassas terazi ve paketleme malzemelerinin (folyo, kilitli poşet) evde yer alması “ticaret” kastının en güçlü delilidir. Bunlara mantıklı açıklama getirememek kritik bir hatadır.

2. İtirafçı Olma Sürecindeki Hatalar (Etkin Pişmanlık – TCK m. 192)Pek çok şüpheli, ceza indirimi almak amacıyla “Etkin Pişmanlık” hükümlerinden faydalanmak isterken kendi durumunu daha da kötüleştirebilir

Yetersiz Bilgi Verme: “Ben satıcıyım ama kimden aldığımı söylemem” demek etkin pişmanlık sağlamaz. İsmi verilmeyen veya zaten polis tarafından bilinen birini ihbar etmek indirim sağlamaz.

Suçu Kabul Edip Ticareti İtiraf Etmek: Bazen sadece “kullanıcı” olarak yargılanabilecekken, yanlış yönlendirme ile “bir kereye mahsus sattım” demek, müebbet hapse varan alt sınırlardan ceza alınmasına yol açar.

3. İletişimin Tespiti (Tapeler) ve Teknik Takip Hataları Şifreli Konuşmaların İnkarı: Telefon kayıtlarında geçen “emanet”, “beyaz”, “tekerlek”, “CD” gibi kelimelerin hayatın olağan akışına aykırı şekilde savunulması mahkeme nezdinde inandırıcılığı yok eder.

Baz İstasyonu Verileri: Sanığın uyuşturucu alışverişinin yapıldığı iddia edilen bölgede olmadığını iddia edip, HTS kayıtlarının (sinyal bilgilerinin) orada çıkması savunmayı tamamen çökerten bir hatadır.

4. Usulsüz Arama ve El Koyma (Hukuka Aykırı Deliller) Savunma makamının en sık gözden kaçırdığı nokta usul hatalarıdır:

Arama Kararı Yokluğu: Konutta veya araçta yapılan aramanın hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında savcılık talimatı olmadan yapılması, ele geçen uyuşturucuyu “hukuka aykırı delil” statüsüne sokar.

Tanık Bulundurulmaması: Arama sırasında o mahallenin muhtarı veya komşulardan birinin hazır bulundurulmaması usulü bir sakatlıktır.

5. “Müşterek Fail” ve “Yardım Eden” Ayırımı: Olay yerinde sadece uyuşturucunun yanında bulunan herkesin “zehir taciri” olarak yaftalanması sık yapılan bir hatadır.

Fiili Hakimiyet: Uyuşturucu madde üzerinde kimin fiili hakimiyeti olduğu, parayı kimin aldığı ve teslimatı kimin yaptığı netleştirilmelidir. Sadece arkadaşının yanında olan kişinin “yardım eden” veya “izleyici” konumunda olduğu ispatlanamazsa, asli fail gibi ceza alır.

Dosyanın Seyrini Değiştirecek Temel Kriterler :

Paketleme: Küçük kağıtlara sarılı (fişek), simetrik paketler, Tek ve büyük bir paket,
Ekipman: Hassas terazi, boş rulo, folyolar, Çarşaf, pipe, nargile düzeneği,
Çeşitlilik: Birden fazla türde uyuşturucu, Tek tip uyuşturucu
Yakalanma Yeri: Okul önü, park, eğlence mekanı girişi, Kişinin ikameti veya tenha bir yer

Önemli Not: Uyuşturucu dosyalarında verilen ilk ifade (emniyet ifadesi) davanın %80’ini belirler. Bu aşamada avukat yardımı almadan verilen, baskı altında veya panikle imzalanan ifadelerden dönmek hukuken çok zordur.

Exit mobile version