selimhartavi.com

SAHTE DİPLOMA İLE EHLİYET ALMA- EHLİYETSİZ ARAÇ KULLANMA- RİZİKONUN TEMİNAT DIŞINDA KALMASI- İSPAT KÜLFETİ- BEKLETİCİ MESELE

T.C
YARGITAY
17. Hukuk Dairesi
ESAS:2016/18665
KARAR: 2017/11470 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R-

Davacı vekili; müvekkili şirkete ait olan … plakalı aracın, davalı … bünyesinde birleşik kasko sigortası ile sigorta ettirildiğini, aracın 177699911 nolu poliçe 21/03/2011-21/03/2012 tarihleri arasında davalı şirketçe teminat altına alındığını, 10/01/2012 tarihinde müvekkili şirkete ait araç dava dışı araç sürücüsü …’in kontrolünde seyir halinde iken aracın motor kısmının aniden alev alması üzerine aracın yanmaya başladığını, yapılan tüm müdahalelere rağmen aracın tamamen yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/132 sayılı soruşturma dosyasının açıldığını, müvekkili şirket tarafından kaza tarihi itibariyle davalı şirkete ihbarda bulunduğunu, ancak bu güne kadar herhangi bir ödemenin müvekkiline yapılmadığından bahisle; meydana gelen kaza sonucu müvekkili şirketin tamamen yanan … plakalı aracının sigorta bedeli 55.000,00-TL tazminatın ihbar tarihi olan 10/01/2012 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı … vekili; öncelikle davanın aktif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, araç sürücüsü …’in …nolu ehliyetinin yapılan sorgulamada sürücü belgesinin iptal edildiğinin tespit edildiğini, dava konusu tazminat talebinin ehliyetsiz araç kullanılması sebebi ile teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, dava dışı sürücünün sürücü belgesinin iptal edildiği, sürücü belgesinin gerçekte var olmadığının bildirilmesi üzerine sürücünün sahte belgelerle sürücü belgesi aldığı anlaşıldığından ehliyetinin daimi olarak iptal edildiği, sürücü belgesi olmadan araç kullandığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava, kasko sigorta sözleşmesi gereğince; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Dava konusu olayda; davacı şirkete ait ve davalı … şirketi tarafından kasko sigortalı araç, 10/01/2012 tarihinde dava dışı araç sürücüsü …’in kontrolünde seyir halinde iken aracın motor kısmının aniden alev alması üzerine yanmış ve tamamen kullanılamaz hale gelmiştir. Davacı şirket davalı kasko sigorta şirketinden; yanan aracın sigorta bedeli olan 55.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Davalı … şirketi ise; araç sürücüsü …’in ehliyetinin iptal edildiğini ve dava konusu tazminat talebinin ehliyetsiz araç kullanılması sebebiyle teminat kapsamı dışında kaldığını iddia etmektedir.

Taraflar arasındaki çekişme, dava konusu araç sürücüsü …’in olay tarihinde sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı, dolayısıyla da zararın teminat kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre; gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, TTK.’nun 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5. maddesi ve TTK.’nun 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları)

Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan alacak istemine ilişkindir.

Kasko sigorta Poliçesi Genel şartlarının A/5 maddesinde 10 bent halinde sigorta teminatı dışında tutulan haller sayılmıştır. Taşıtın KTK hükümlerine göre gerekli sürücü belgesi olmayan kimselerce kullanılması nedeniyle zararlar da teminat dışında kalan haller arasında gösterilmiştir.2918 Sayılı KTK’nun 36 vd.maddeleri uyarınca gerekli ehliyetnameye sahip olmayan kişi tarafından aracın kullanılması sırasında oluşan zararlar teminat dışındadır. Ayrıca taşıtı kullanan kişinin ehliyetinin o taşıtı kullanmaya uygun ehliyetli olması gereklidir.

Somut olayda, … 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/57 sayılı dosyasında; 67 sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı yargılama yapıldığı, davanın henüz derdest olduğu, bu davada; davacı şirkete ait aracın sürücüsü olan …’e ait sürücü belgesinin de sahteliğini içeren iddianame kısımları olduğu, sürücü … kendi beyanlarında; ilkokul terk olduğu için diploması bulunmadığını, dava dışı Kemal adında bir şahsın kendisine yardım ederek sahte diploma alıp bunun üzerine sürücü belgesi aldığını belirttiği, ayrıca …’in sürücü belgesi …’den alınıp Türkiye’de tebdil edildiği anlaşılarak … ile yapılan yazışmada sürücü belgesinin …’e ait olmadığı belirtildiği ancak buna ilişkin yargılamanın henüz devam ettiği anlaşılmaktadır.

Borçlar Kanunu’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleriyle bağlıdır.

Buna göre;somut olayın özelliği itibariyle maddi vakıanın, özellikle sürücü belgesinin sahte olup olmadığının tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz etmektedir. Bu nedenle sözü edilen ceza davasının sonucu ve kesinleşmesi beklenmeli, tüm deliller birlikte yeniden değerlendirilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 11/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Sosyal Medyada Paylaş

Leave a Comment