selimhartavi.com

İHBAR OLUNAN HAKKINDA HÜKÜM KURULMASI HALİNDE KARAR TEMYİZ EDEBİLİR

T.C

YARGITAY

4.Hukuk Dairesi

2018/1376 E.

2018/6286 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ  :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar-karşı davalılar … ve … (kendi adlarına asaleten … adına velayeten) vekili Avukat … tarafından, davalılar-karşı davacılar … ve … aleyhine, esas dava 07/04/2010, karşı dava 05/05/2010 günlerinde verilen dilekçeler ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 22/06/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili, davalılar vekili ve ihbar olunan vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalılar-karşı davacılar vekili ile ihbar olunan … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, 27/07/2008 tarihinde davalı …’ın maliki, diğer davalı …’ın sürücüsü olduğu aracın müvekkilleri … ve …’in müşterek çocukları …’e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, yaralanma neticesinde müvekkil çocuğun hayati tehlike geçirdiğini, yoğun bakımda kaldığını, desteksiz yürüyemediğini, konuşmasında sorunlar yaşadığını, fizik tedavisinin devam ettiğini, müvekkil anne ve babasının tedavi ve ulaşım masrafları yaptığını belirterek uğranılan maddi ve manevi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinin kazadan sonra davacılara 20.500,000 TL nakit para ödediklerini, aracın zorunlu trafik sigortasını yapan sigorta şirketinin de davacılara ödeme yaptığını, müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını belirterek, asıl davanın reddini savunmuş; kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarından bahisle de karşı davalarının kabulünü talep etmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.

1) İhbar olunan … Sigorta A.Ş.’nin temyiz itirazının incelenmesinde;

Mahkemece, 30.03.2011 tarih ve 2011/1211 muhabere sayılı ihbar dilekçesi ile davanın … Sigorta A.Ş.’ye ihbar edildiği, sigorta şirketinin ihbar olunan sıfatıyla dosyaya beyanda bulunduğu ve davada ihbar olunan sıfatı bulunan … Sigorta A.Ş. hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. İhbar olunan sıfatını taşıyan ve hakkında hüküm kurulan … Sigorta A.Ş’nin kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmakla; mahkemece, dava kendisine ihbar olunanın kararda tazminatla sorumlu tutulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre asıl dava davalıları-karşı dava davacıları olan … ve …’ın karşı davaya ilişkin tüm, tarafların asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

3-a) Davacıların temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece, bilirkişi raporuyla hesaplanan maluliyet zararından dava açılmadan önce davalı tarafın davacılara yaptığı ödeme ile ihbar olunan… Sigorta A.Ş. tarafından ödenen tedavi giderlerinin rapor tarihindeki verilere göre güncelleşmiş miktarlarının mahsup edildiği anlaşılmaktadır. İhbar olunan… Sigorta A.Ş. tarafından davacılara yapılan ödemenin tedavi gideri olduğu ve bu miktarın hesaplanan maluliyet tazminat miktarından mahsup edilemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

  1. b) Davacılar tarafından dava ve ıslah dilekçelerinde iyileştirme gideri adı altındaki istemlerinin 18/01/2016 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda 2.572,26 TL olduğu tespit edilmesine rağmen, mahkemece bu istemin hüküm altına alınması gerektiği halde bu hususun eksik bırakılmış olması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
  2. c) Borçlar Kanunu’nun 47. (TBK/56) maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu olayda; olayın oluş şekli, maluliyet derecesi ve yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında davacılardan küçük … yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az olmuştur, daha üst düzeyde tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

  1. d) Asıl dava davalıları … ve …’ın asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;

Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesi gereğince manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.

Şu durumda, asıl dava kısmen reddedildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. ve 10. maddesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına reddedilen maddi ve manevi tazminat davaları için ayrı ayrı olmak üzere toplam altı adet vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplam miktarları üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (3/a-b-c) numaralı bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına, (3/d) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava davalıları yararına, (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle ihbar olunan … Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, asıl dava davalıları-karşı dava davacıları olan … ve …’ın karşı davaya ilişkin tüm, tarafların asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 17/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Sosyal Medyada Paylaş
  • 5
    Shares

Leave a Comment