ARABULUCULUK NİHAİ TUTANAĞININ UYAP SİSTEMİNDEN TEMİNİ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE ARABULUCULUK TUTANAĞININ SUNULMAMASI GEREKÇESİYLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLEMEYECEĞİ

T.C.

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

E. 2020/636

K. 2020/1052

T. 9.10.2020

DAVA : Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine ilişkin verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı borçludan olan alacağının tahsili için 02/05/2019 tarihinde Bakırköy … İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalının müvekkiline olan borcunun faturaya dayanmakta olup, belge ile ispat olunduğunu belirterek davalının ödeme emrine haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, kötü niyetli olarak itirazda bulunan borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verildiğinden, davalı tarafın cevabı yoktur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince, dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda; “…7155 Sayılı Kanunla 6102 Sayılı TTK’na 5/A maddesi eklenmiş ve anılan kanun hükmü ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 5/A maddesine göre; ‘Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.’ Aynı yasa ile 6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A maddesine göre ise ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkeye sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir.’ Somut olayda uyuşmazlık; itirazın iptali istemine olup, her iki tarafın tacir olması nedeniyle davanın TTK’nın 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu hususu açıktır. Yukarıda belirtildiği üzere ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. İşbu davada davacı tarafa arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylı örneğini sunması için kesin süre verilmiş olup, yasal süresinde sunulmadığı” gerekçesiyle, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davadaki uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun … dosya numara ve .. arabuluculuk numarası ile arabuluculuk işlemlerinin tamamlandığı, 05.09.2019 tarihli tensip zaptının 3 numararı ara kararı uyarınca arabuluculuk son tutanağının aslı mahkemeye sunulduğunu ve sunulduğuna dair alındı belgesinin kalem personelince verildiğini, her ne kadar arabululuculuk son tutanağı dava dosyası arasına konulmuş olsa da dosya arasından çıkmış/çıkarılmış veya kaybolması sonucunda mahkemece son tutanak aslı sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedildiğini, davanın arabuluculuk son tutanağının verilen kesin süreye rağmen yasal süre içerisinde sunulmadığı yönündeki ilk derece mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari alım satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi uyarınca, davacı tarafından ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6/12/2018 tarihli, 7155 Sayılı Kanun’un 20. maddesiyle TTK’ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, “(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi uyarınca, “(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” TTK’nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminata ilişkin olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. İtirazın iptali davalarında davacı, bir para alacağının tahsilini amaçladığından, dava açılmadan önce, yukarıdaki yasal düzenlemeye göre arabulucuya başvurulmuş ve arabulucu tarafından onaylanmış anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın dava dilekçesine eklenmiş olması dava şartıdır.

Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; itirazın iptali davalarında arabulucuya başvurulmasının TTK’nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olduğuna dair ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi isabetli ise de; davacının, iş bu davayı açmadan önce arabulucuya başvurduğu, arabulucunun katılımıyla düzenlenmiş olan anlaşmaya varılamadığına ilişkin 29.08.2019 tarihli tutanağın mevcut olduğu; dava dilekçesinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğinden bahsedildiği, tutanağın UYAP sisteminden kolaylıkla görülebileceği, UYAP kayıtlarından temin edilebilecek bir belgenin asıl olarak kabulünün gerekeceği, bu nedenle mahkemece, arabuluculuk nihai tutanağının yasal süre içerisinde sunulmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince dava şartlarına aykırı karar verildiği anlaşılmakla, HMK’nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK’nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi’nin istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ilk derece mahkemesince talep halinde iadesine,

4-Davacı tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin, esas hükümle İlk Derece Mahkemesi tarafından, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Gerekçeli kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine dair; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.10.2020

Sosyal Medyada Paylaş

Leave a Comment